<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Moda Takibi &#124; Moda, Giyim, Bakım, Sağlık &#187; Cinsellik</title>
	<atom:link href="http://www.modatakibi.net/category/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.modatakibi.net</link>
	<description>Moda Takibi; kadınlar için moda, magazin, giyim, cilt bakımı, sağlık, cinsellik, güzellik, diyet ve yemek tarifleri  alanlarında yayın yapan yaşam güncesidir.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 11 Jan 2012 12:57:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Korunmasız cinsel ilişkinin sonuçları</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/korunmasiz-cinsel-iliskinin-sonuclari.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/korunmasiz-cinsel-iliskinin-sonuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 21:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişkide korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[korunmasız ilişki sonrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=19275</guid>
		<description><![CDATA[Prezervatif kullanmadan ilişkiye girmek, çok partnerli olmak veya çok partnerli biriyle cinsel paylaşımda bulunmak&#8230; Bütün bunların sonunun nereye varabileceğini biliyor musunuz? Uzmanlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Prezervatif kullanmadan ilişkiye girmek, çok partnerli olmak veya çok partnerli biriyle cinsel paylaşımda bulunmak&#8230; Bütün bunların sonunun nereye varabileceğini biliyor musunuz?</h4>
<p><a class="lightbox" title="cinsel-uyum1" href="http://www.modatakibi.net/wp-content/uploads/2011/02/cinsel-uyum1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-19302" title="cinsel-uyum1" src="http://www.modatakibi.net/wp-content/uploads/2011/02/cinsel-uyum1.jpg" alt="" width="610" height="345" /></a></p>
<p>Uzmanlara göre, korunmasız cinsel ilişki enfeksiyon, üreme yeteneğinin kaybı, kanser ve hatta ölümle sonuçlanabilir.</p>
<p>Cinsel yolla yüzlerce hastalık ajanının bulaşabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Banu Bingöl Günenç, bu hastalıklardan bazılarını şöyle sıraladı:</p>
<p>“Gonore, yani bel soğukluğu, sifiliz, yani frengi, klamidya, mikoplazma, üreoplazma gibi bakteriyel hastalıklar, trikomonas, vajinit gibi protozoan enfeksiyonları, hepatit B, hepatit C, AIDS, HIV ve HPV gibi virütik hastalıklar cinsel yolla bulaşan hastalıkların en belli başlılarıdır. Ancak belirttiğimiz gibi cinsel yolla yüzlerce enfeksiyon ajanı bulaşabilir.”</p>
<p>Genital enfeksiyonların her zaman belirti vermeyebileceğini söyleyen Opr. Dr. Günenç, “Bazı enfeksiyon ajanları kötü kokulu, yeşil-sarı renkte vajinal akıntı yapmakla birlikte, bazen çok hafif bir kaşıntı dışında hiçbir semptom vermeyebilir. İlerlemiş vakalarda ise ateş ve kasık ağrısına neden olabilir. Bu belirtiler görüldüğü zaman hemen bir jinekolojik değerlendirme yapılması gerekir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>ENFEKSİYONLAR KISIRLIK NEDENİ</strong></p>
<p>Cinsel temas yoluyla bulaşan klamidya enfeksiyonları kadınlarda kokusuz sarı renkli akıntı, adet dönemi ortasında kanama ve cinsel ilişki sırasında kanama belirtileri verebileceği gibi, kimi zaman hiçbir bulguya yol açmayabiliyor. Bu durum, daha tehlikeli sonuçlar doğuruyor. Çünkü hastalık ilerleyerek tüplerde tıkanıklığa ve kısırlığa neden oluyor.</p>
<p>Erkeklerde ise peniste beyaz renkli akıntıya neden olan klamidya, idrar yaparken yanma ve sızıya yol açıyor.</p>
<p>Cinsel yolla geçen enfeksiyonlardan biri de gonore yani, bel soğukluğu. Kadınlarda bazen hiç belirti vermeyen hastalık, bazen de vajinal akıntı, adet düzensizliği, bel ağrısı gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor. Renkli üretral akıntı ve idrar yaparken yanma gibi şikayetler de gonorenin erkeklerde görülen belirtileri.</p>
<p><strong>KALP VE BEYNİ ETKİLEYEBİLİR, ÖLÜME NEDEN OLABİLİR</strong></p>
<p>Frengi yani sifilis enfeksiyonu ise erken dönemde tedavi edilmezse kalp ve beyin gibi hayati organları etkileyerek ölüme neden olabiliyor.</p>
<p>HPV yani Human Papilloma Virüs, ‘insan siğil virüsü’ olarak da biliniyor. Cinsel ilişkiyle bulaşan virüs, vajinal ortamda ve dış genital sistemde siğillere neden oluyor. HPV enfeksiyonu cinsel ilişki ile geçen hastalıklar içerisinde en sık gözlenen viral hastalık olarak değerlendiriliyor. HPV kadınlarda rahim ağzı, vajen ve vulva kanserlerine neden oluyor. Erkeklerde ise penis ve anüs kanserine yol açan HPV enfeksiyonunun bazı durumlarda yemek borusu kanserine de neden olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Genital enfeksiyonların uzman bir jinekolog tarafından değerlendirildikten sonra antibiyotik ve antifungal yani, mantar giderici ilaçlarla tedavi edildiğini belirten Dr. Günenç, cinsel yolla bulaşan ve çok ciddi sonuçlar doğurabilen HPV ile ilgili merak edilen diğer soruları ise şöyle yanıtladı:</p>
<p><strong>HPV’nin hangi tipleri siğil, hangi tipleri kanser yapar?</strong></p>
<p>Human Papilloma Virüsün 200 kadar tipi mevcuttur ve vücudun çeşitli bölgelerinde enfeksiyon yapmaktadır. 80 kadar tipi genital bölgede enfeksiyona neden olur. Bunlar genital siğiller ve rahim ağzı kanserine kadar giden lezyonlardır. HPV tip 6,11 genital siğillerden sorumludur. 16, 18, 31, 33, 35, 51, 52 gibi tipleri de rahim ağzı, vulva ve vajende kanser yapabilir.</p>
<p><strong>Her siğil kanser habercisi olabilir mi?</strong></p>
<p>Genital siğil ve kanser yapan HPV tipleri farklı olmakla birlikte beraber görülme olasılıkları da vardır. Bu nedenle genital siğil saptanan bir hasta, jinekolojik olarak değerlendirilmeli ve düzenli aralıklarla pap smear testi mutlaka yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Siğil tedavisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Bazı topikal kremler küçük boyuttaki siğilleri yok edebilmekle birlikte, yaygın lezyonlarda koterizasyon, yani siğili yakma ve lazer gibi işlemlerle tedavi edilir.</p>
<p><strong>HPV aşısı kimlere yapılır?</strong></p>
<p>HPV aşısı rahim ağzı kanserinin en sık etkeni olan HPV tip 16,18 ve genital siğillere (HPV tip 6,11) karşı geliştirilmiş bir aşıdır. 9 yaşından itibaren tüm kız çocuklarına koruma amaçlı uygulanabilir. Çok partnerli olmayan kadınlarda 45 yaşına kadar uygulanabileceği de kabul edilmektedir.</p>
<p><strong>Erkeklere HPV aşısı uygulanabilir mi?</strong></p>
<p>Şu ana kadar yapılan çalışmalarda, bu aşının erkekler üzerinde etkinliği gösterilemediğinden, erkekler üzerinde kullanımı henüz yoktur.</p>
<p><strong>KORUNMASIZ CİNSEL İLİŞKİNİN SONU NEREYE VARIR?</strong></p>
<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıkların sadece kadın veya erkek için değil, anne karnındaki bebek için de çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Dr. Günenç, “Tedavi edilmemiş veya tedavisi gecikmiş bir hastada, ateş ve karın içi yaygın enfeksiyon ölümle sonuçlanan bir tabloya kadar gidebilir.</p>
<p>Enfeksiyon kronik ise, tüpleri tıkayarak kısırlık ile sonuçlanabilir. HPV enfeksiyonları rahim ağzı, vulva ve vajina kanseri yapabilir. Gebelik sırasında var olan bakteriyel enfeksiyonlar yenidoğan bebekte menenjit ve ensefalit gibi ciddi hastalıklara yol açabilir. Kısacası, basit görülen bir vajinal akıntı, aslında hayatı ya da üreme yeteneğini tehdit eden bir hastalığa kolayca dönüşebilir. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda dikkatli ve hassas olmak çok önemlidir” dedi.</p>
<p><strong>KONDOMUN KORUYUCULUĞU YÜZDE 60</strong></p>
<p>Op. Dr. Banu Bingöl Günenç, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak için neler yapılması gerektiğini ise şöyle özetledi:</p>
<p>“Öncelikle kondom kullanımı şart olmakla birlikte kondomun bazı enfeksiyonlara karşı koruma gücü azdır. Örneğin prezervatifin rahim ağzı kanseri ve genital siğillere karşı koruma oranı yüzde 60’dır. Ancak yine de kondom kullanmadan ilişkiye girmekten kaçınmak, tek partnerli olmak ve tek partnerli kişiler ile ilişkiyi tercih etmek, vajinal akıntı ve koku değişiklikleri gibi belirtiler görüldüğünde ise hemen bir jinekolojik değerlendirme yaptırmak cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmada en önemli adımlardır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/korunmasiz-cinsel-iliskinin-sonuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku düzeninin cinselliğe etkileri nelerdir</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/uyku-duzeninin-cinsellige-etkileri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/uyku-duzeninin-cinsellige-etkileri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 19:54:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli seksin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[uyku ve seks]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk ve seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=19277</guid>
		<description><![CDATA[Bazı uyku bozukluklarının cinsel işlev bozukluklarına neden olduğunu biliyor muydunuz? Örneğin Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apne sendromunda rastlanır. Uykusuzluk cinsel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Bazı uyku bozukluklarının cinsel işlev bozukluklarına neden olduğunu biliyor muydunuz? Örneğin Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apne sendromunda rastlanır.</h4>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/cinsel-sorun-ilac-mkle.jpg" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Uykusuzluk cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir mi? Anadolu Sağlık Merkezi’nden Nörolog Dr. Vedat Sözmen uykusuzluğun, sebebine bağlı olarak cinsel sorunlara yol açabildiğini söylüyor. Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apne sendromunda rastlanır. Uyku apne sendromu olan kişilerde genellikle zaten bir cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğu görülür. Mesela birine uyku apne sendromu teşhisi konulurken “Horlama var mı, uyku sırasında nefes durması var mı, gece terlemeleri oluyor mu? Gibi bazı klasik sorular sorarız. Bu soruların yanı sıra kişiye “Cinsel fonksiyonlarda bir azalma var mı?” sorusunu da yöneltiyoruz. Bunların hepsi tabii ki uyku apnesi sendromuna işaret etmez ama bunlarla beraber cinsel fonksiyonlarda da bir bozukluk olduğunu söylerse hastayı uyku apne sendromuna daha yakın düşünürüz.</p>
<p><strong>Neden uyku apnesi olanlarda cinsel işlev bozukluğu daha fazla görülüyor?</strong></p>
<p>Uyku apnesi olanlarda genel olarak kandaki oksijen seviyesi düşer ve bu durum kişilerde yağ oranının artmasına neden olur. Kandaki oksijen seviyesinin düşmesi cinsel fonksiyonun yeterince yerine getirilememesine neden olur. Bir de yine aynı şekilde uyku bozuklukları, gün içinde halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk yaptığı için kişi akşam eve geldiğinde zaten halsiz ve uykulu oluyor. Onun için doğrudan uyumak istiyor, bu da cinsel isteksizliğe neden oluyor. Ayrıca o uykusu da sağlıklı olmadığı için bir işe yaramıyor bu uyku. Yapılan araştırmalar uyku apne sendromu olan bireylerdeki cinsel sorunların dolaşımdaki testosteron miktarının azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Uyku apne bozukluğuna bağlı sertleşme bozukluğu olan hastalarda apnenin cerrahi veya CPAP ile tedavisinden sonra büyük olasılıkla testesteron düzeylerinin de normale gelmesine bağlı olarak sertleşme bozukluğunda düzelme saptanmıştır. Bilindiği gibi testosteron erkek ve kadında cinsel dürtü ile ilişkili bir hormondur ve kandaki düzeyi stresten, uyku ve duygudurumdaki değişikliklerden etkilenir. Cinsel sorunlara neden olan tıbbi bir neden saptandığında, psikolojik nedenler varolan cinsel sorunu olumsuz etkileyeceği için bu hastaların psikiyatrik açıdan da desteklenmesi tedaviyi olumlu etkiler.</p>
<p><strong>Uyku sırasında vücudun salgıladığı hormonların uykusuzluk sırasında salgılanamamasının bir etkisi oluyor mu cinsel fonksiyonlarda?</strong></p>
<p>Aslında bu konuda net bir şey yok.Ancak uykusuzluk halinde stres hormonlarından kortizol salınımının arttığını ve testesteron salınımının azaldığı, bu hormonların düzeylerindeki değişikliklerin cinsel istekte azalmaya neden olduğunu gösteren araştırmalar var.</p>
<p><strong>Erkekler kadınlara göre daha mı fazla mı etkileniyorlar bu durumdan?</strong></p>
<p>Uykusuzluk, hem kadını hem de erkeği cinsel yönden etkiliyor. Ancak, erkekler muayene sırasında cinsel isteksizliklerini kadınlara göre daha çok dile getiriyorlar ve yardım arayışına giriyorlar. Cinsel isteksizlik ve uyarılma sorunları olan kadınlar cinsel ilişkiye aktif olarak katılabilir, ancak erkekte sertleşme problemi cinsel ilişkiyi imkansız ve doyumsuz kılar. Bu nedenle, kadınlar genellikle bunu bir sorun olarak dile getirmezler.</p>
<p><strong>Vardiya sistemiyle ya da gece çalışmak zorunda olanlar nasıl etkileniyor bu durumdan?</strong></p>
<p>Vardiyalı çalışanların, çalışma saatleri dolayısıyla uyku saatlerinin sürekli değişmesi nedeniyle uyku düzenlerinde sürekli kayma oluyor. Teorik olarak bir vardiya saatinin en geç bir hafta içinde değiştirilmesi gerekiyor. Eğer bir haftayı geçerse kişinin biyolojik ritmi etkileniyor. Yani aslında çalışanın o vardiya saatlerine uyum sağlamaması gerekiyor. Böyle çalışan insanlar, bazen gündüz uyudukları için cinsel fonksiyon bozuklukları da ortaya çıkabiliyor. Çünkü gündüz uykusunun kalitesi gece uykusuyla bir olmuyor. Ne kadar perdeler kapatılsa, güneş ışığı engellense de gece karanlığındaki ve sessizliğindeki gibi kaliteli bir uyku ortamı olmuyor. Vardiya sisteminde çalışanlarda genel olarak yaşam kalitesinde düşme olduğundan bu hem uykuyu hem de cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir.</p>
<p><strong>Yaş ile uykusuzluk birleştiğinde cinsel fonksiyonlardaki etkisi artıyor mu?</strong></p>
<p>Yaş ilerledikçe zaten uyku bozuklukları, özellikle uyku-apne sendromu, daha fazla ortaya çıkıyor. Çünkü bu dönemde hayat biraz daha hareketsizleşiyor, insan daha az yoruluyor, buna paralel olarak da uyku saatleri kaymaya başlıyor.Yaşla birlikte, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kullanılan ilaçlar gibi diğer tibbi nedenlerle cinsel fonksiyonlarda ister istemez azalma oluyor. Bu ikisi birleştiğinde cinsel performansı tabii ki olumsuz etkiliyor.</p>
<p><strong>Fazla uyumanın cinsel fonksiyonlara bir etkisi olabilir mi?</strong></p>
<p>Fazla uyumanın cinsel fonksiyona direkt bir etkisi olmaz. Ama fazla uyuma şöyle bir sorun yaratabilir. Fazla uyuyunca vücut kortizolu çok fazla salgılıyor, kortizol salgısı artınca da kilo artışı oluyor. Bu nedenle vücut hantallaşıyor ve hareketler zorlaşıyor. Bu da her türlü fiziksel ve zihinsel fonksiyon gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz yönde etkiliyor.</p>
<p>Uyku ve cinsellik arasında bir de şöyle bir ilişki var. Cinsel işlev bozukluklarını belirlemek için kişiye uyku testi yapılıyor.</p>
<p><strong>Uykunun nasıl bir belirleyiciliği var bu testte?</strong></p>
<p>Uyku testi sayesinde hastanın cinsel probleminin psikolojik mi yoksa organik mi olduğunu kesin olarak anlayabiliyoruz. Psikiyatrist ve ürologlar bazen bunu ayırt edemediklerinde nokturnal penil tümesans testi yapmamız için bizden yardım isterler.</p>
<p><strong>Nasıl gerçekleştiriliyor bu test?</strong></p>
<p>Bu testte, uyku testinde kullandığımız bütün EEG ve kalp elektrotlarının yanı sıra hastanın cinsel organının üstüne de halka şeklinde bir elektrot takarız. Cinsel fonksiyonu normal olan her erkek normalde, uykunun, REM dönemi dediğimiz, rüyaların ancak psikolojik nedenlerle iktidarsızlık yaşayan kişilerde genellikle sabaha karşı, uykunun REM dönemi dediğimiz rüyaların en çok görüldüğü periyodunda ereksiyon haline geçer. Bu testi uyguladığımızda, eğer uykuda ereksiyon oluyorsa kişide organik bir sorun olmadığını, sorunun psikolojik olduğunu anlıyoruz. Ancak erkek o sırada ereksiyon olamıyorsa sorunun organik olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Bu test yüzde 100’e yakın bir sonuç veriyor.</p>
<p><strong>Uygulaması kolay mı bu testi?</strong></p>
<p>Çok zor da bir test değil ama hastalara söylediğimizde bu pek hoşlarına gitmiyor genellikle. Çünkü erkekler cinsel organlarına bir elektrot takılmasından hoşlanmıyorlar. Ama aslında uyku testi cinsel işlev bozukluklarının tespit edilmesinde önemli bir rol oynuyor.</p>
<p><strong>Erkekler bu testi yaptırsa hayatında neler kolaylaşır?</strong></p>
<p>Öncelikle tanı konur. Sertleşme sorunun temelinde psikolojik nedenler yatıyorsa bu ortaya çıkar ve bu tanıya yönelik tedavi uygulanır. Eğer sorun psikolojikse mutluluk çubuğu, ilaç gibi tedavi yöntemleri yerine terapiye yönelinir. Ama tabii bu da tedavinin kolaylaşacağı anlamına gelmiyor.</p>
<p><strong>Son olarak bu konuda erkeklere ne önerirsiniz?</strong></p>
<p>Uykularını düzenli bir şekilde alsınlar. Ellerinden geldiğince aynı saatte uyuyup aynı saatte kalksınlar, uyku süresine olduğu kadar uyudukları saatlere de dikkat etsinler, yatak odasını kitap okumak, TV seyretmek, yemek yemek gibi başka amaçlar için kullanmasınlar. Kısacası uyku hijyenine dikkat etsinler. Çünkü uyku hijyeni ne kadar iyi olursa cinsel fonksiyonlar da o kadar iyi olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/uyku-duzeninin-cinsellige-etkileri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinselliğin yaşı olurmu?</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/cinselligin-yasi-olurmu.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/cinselligin-yasi-olurmu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 17:36:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel dugular]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel problemler neler]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik öncesi cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=19278</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel sorunlar ülkemizde özellikle orta yaş ve üzerindeki kadın ile erkeklerde daha çok görülüyor. Ancak bu sorunların çözümü sanıldığı kadar zor değil. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Cinsel sorunlar ülkemizde özellikle orta yaş ve üzerindeki kadın ile erkeklerde daha çok görülüyor. Ancak bu sorunların çözümü sanıldığı kadar zor değil. Yeter ki hekime başvurun!</h3>
<p style="text-align: center;"><a class="lightbox" title="cinsel-uyum" href="http://www.modatakibi.net/wp-content/uploads/2011/02/cinsel-uyum.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-19300" title="cinsel-uyum" src="http://www.modatakibi.net/wp-content/uploads/2011/02/cinsel-uyum.jpg" alt="" width="610" height="345" /></a></p>
<p>Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere cinsel sağlıkla ilgilenen birçok sağlık örgüt ve kuruluşu cinsel sağlığı şu şekilde tanımlıyor:  &#8220;Cinsel sağlık, cinsellikle ilgili fiziksel ruhsal ve sosyokültürel sağlık ve esenlik sürecinin kesintisiz olarak yaşanmasıdır.&#8221; Bu tanım bu süreç kesintiye uğradığında &#8220;hem sağlığımız etkilenecek, hem  de yaşam kalitemiz bozulacak&#8221; anlamına geliyor. Acıbadem Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek cinsel sağlıkla ilgili şunları söylüyor:  &#8220;Cinsel sağlık herkes için çok önemli olan ancak bir aksaklık olduğunda önemsizmiş gibi gösterilen, ardına düşmekte zorlanılan ve çare aramak için yeterince cesaret gösterilmeyen ve ne yazık ki biz doktorların da hastalarımızda varlığını pek araştırmadığımız bir konu. Oysa çok az hastalık hem kadında hem de erkekte gerek fiziksel gerek ruhsal gerekse de sosyal sağlığımızı bu kadar etkileyip bozabilir.&#8221;</p>
<p><strong>Cinsellik bir tabu</strong></p>
<p>Cinsel sorunlar orta yaş ve üzerindeki kadın ve erkeklerde daha çok gözleniyor. Bunda birçok etkenin varlığı tartışılmaz. Özellikle organik kökenli hastalıklarda cinsel sağlık daha çok etkileniyor. Cinsel sağlığı birebir etkileyen hastalıklardan olan tansiyon yüksekliği, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi damarsal hasar yaratan hastalıklar, kronik depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar her zaman hastaların farkında oldukları sorunlar değiller. Prof. Dr. Şimşek  &#8220;Birçok durumda hasta cinsel problemle başvurup hastalığının bilincinde olmayabilmektedir&#8221; diyerek şöyle devam ediyor: &#8220;Bu açıdan da cinsel problemler altta yatan nedenin ortaya konabilmesi açısından dikkatle değerlendirilmelidir.&#8221;</p>
<p>Ancak cinsellikle ilgili olarak konuşmanın çok duyarlı bir konu olduğunu da unutmamak gerekiyor. İnsanların konuyla ilgili konuşmaktan çekinmesi hem onların cinsel sağlıklarını etkiliyor hem de doktorların işini zorlaştırıyor. Prof. Dr. Şimşek  konuyla ilgili şunları söylüyor: &#8220;Hastaların yakınmalarını beyan etmeleri hem kendileri için hem de problemi halletmeye çalışan doktor ve araştırıcılar için hiç de kolay değil. Çünkü birçok kültürde bu konuların konuşulması kabul edilemez tabular arasında yer alıyor.&#8221;</p>
<p><strong>Kadınlar sekse ilgisiz </strong></p>
<p>Toplumda insanlar cinselliği ne kadar önemsiyorlar? Başka bir deyişle cinsel yaşam hayatın ne kadar önemli bir parçası? Yaygın inanışa göre kadınlar ve erkekler belli yaşlardan sonra cinselliğin o kadar önemli olmadığını düşünüyorlar. Ancak bu sadece bir kanı olmaktan öteye gitmiyor. Prof. Dr. Şimşek, gerçeğin sanılanın aksine olduğunu söylüyor: &#8220;Bu yanıtları almak ancak toplum ölçeğinde yapılması gereken bilimsel araştırmalarla mümkün. 2001-2003 yılları arasında dünya ölçeğinde yapılan ve ülkemizi de içine alan Pfizer Global Survey adlı araştırma 40 yaş üzeri erkek ve kadınlarda cinsellikle ilgili pek çok yargının doğru olmayabileceğini gösteriyor. Ülkemiz içinse erkeklerimizin yüzde 70&#8242;inin cinselliği yaşamın çok önemli bir parçası olarak gördüğünü, kadınlarımızda ise bu oranın sadece yüzde 30 olduğunu ortaya koyuyor.&#8221; Aslında kadınlar ve erkekler arasındaki bu çarpıcı fark dünya ölçeğinde de geçerli. Oranlar sanılanın aksine benzer. Cinsellik erkekler için daha önemli. Yaş gruplarında bu oranlar incelendiğinde yaş ilerledikçe cinselliğe verilen önemin azaldığı görülüyor. Ancak yine de 70&#8242;lli yaşlardan sonra bile erkeklerin yüzde 57 si cinselliği yaşamlarında çok önemli buluyorlar. Kadınlarda durum vahim. Türk kadınları 60 yaştan sonra sadece yüzde 14 oranında cinsel yaşamı önemsiyorlar. Bu dramatik rakamlar kadınların toplumda 50&#8242;li yaşlardan sonra neredeyse cinsellikten vazgeçtiğini ortaya koyuyor.  Prof. Dr. Şimşek &#8220;Erkekler  40&#8242;lı yaşlardan sonra haftada birkaç kez ilişkiyi düşündükleri halde bu oran kadınlarda sadece yüzde 23&#8243; diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: &#8220;Oysa derin bir çelişki olarak erkek ve kadınların yarısından çoğu cinsel performansları azaldığında partnerleri veya eşleri ile olan ilişkilerinin bozulacağını düşünüyorlar.&#8221;</p>
<p><strong>Sorunlar dile getirilmiyor</strong></p>
<p>Sağlık kuruluşlarına başvurma oranı erkek ve kadınlarda yüzde 12. Sorun olsa bile yine de hala toplumda sağlık kuruluşlarına başvurmada bir çekingenlik olduğu görülüyor. Prof. Dr. Şimşek bu noktada şöyle konuşuyor: &#8220;Bunu yenmek için biz doktorlara da görev düşüyor. Cinselliğin ve aksaklıklarının önemsenmesi gerektiğini vurgulamamız gerekiyor. Nitekim bu araştırma gösteriyor ki herhangi bir nedenle sağlık kuruluşlarına başvuran 40 ve üzerindeki erkeklerde, doktoru cinsel sağlığı ile yüzde 6 oranında, kadınlarda yüzde 10.3 oranında sorgulama yapmış. Bunun çok yetersiz olduğu açık. Çünkü erkeklerin yüzde 70&#8242;i kadınların yüzde 57&#8242;si bunu doktorundan bekliyor.  Sonuç olarak cinsel sağlığa verilmesi gereken önem göz ardı ediliyor ve bu daha çok mutsuzluk ve sağlıksızlık kaynağı. Oysa çareler var yeter ki aransın.&#8221;</p>
<p>Özellikle organik kökenli hastalıklarda cinsel sağlık daha çok etkileniyor. Cinsel sağlığı birebir etkileyen hastalıklardan olan tansiyon yüksekliği, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi damarsal hasar yaratan hastalıklar, kronik depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar hastaların aslında pek de farkında olmadığı hastalıklar.</p>
<p>Cinsellik erkekler için daha önemli. Yaş gruplarında bu oranlar incelendiğinde yaş ilerledikçe cinselliğe verilen önemin azaldığı görülüyor. Ancak yine de 70&#8242;lli yaşlardan sonra bile erkeklerin yüzde 57&#8242;si cinselliği yaşamlarında çok önemli buluyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/cinselligin-yasi-olurmu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düğün sonrasında oluşabilecek cinsel sorunlar</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/dugun-sonrasinda-olusabilecek-cinsel-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/dugun-sonrasinda-olusabilecek-cinsel-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 15:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel İlişkiye Girememe (CİG) hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=19279</guid>
		<description><![CDATA[İlk gece korkusu ve cinsel ilişkiye girememe hastalığı, ilk gece ortaya çıkıyor. Bu nedenle çiftlere evlenmeden önce cinsel eğitim verilmeli. Düğünden sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>İlk gece korkusu ve cinsel ilişkiye girememe hastalığı, ilk gece ortaya çıkıyor. Bu nedenle çiftlere evlenmeden önce cinsel eğitim verilmeli.</h4>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/cinsel-sorun-ilac-mkle.jpg" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Düğünden sonra yaşanan ilk gece korkusu ve cinsel ilişkiye girememe hastalığı sadece kadınlarda değil, erkeklerde de görülür. CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Evliliğin ilk gecesi yani gerdek gecesi ülkemizde hala çok büyütülen bir mesele olduğu için, ilk gece sorunla karşılaşan ve uzun yıllar bununla mücadele etmek zorunda kalan çiftlerin sayısı oldukça fazladır. Kadınlar ilk gece acı, ağrı ve kanama olması korkusu yaşarken, erkeklerde ise eşini cinsel açıdan mutlu edememe ve cinsel ilişkide başarısız olma korkusunun yaygın olduğunu görmekteyiz.” diyor.</p>
<p><strong>Sadece kadınlarda değil erkeklerde de var</strong></p>
<p>İlk gece korkusunun sadece kadına özgü bir durum olmadığını da belirten Dr. Keçe; “Toplumumuzda ilk gece çok büyütülüyor, özellikle kadınlar çocukluklarından itibaren ilk ilişkinin acı verici olacağını, kanama olacağını, dişlerini sıkmaları gerektiğini duyarak büyüyorlar. Ancak ilk gece korkusu sadece kadında erkekte de var. Erkekler belli etmeseler de ilk ilişkiyi onlar da kafalarına çok takıyorlar. Özellikle ilk ilişkide başarısız olma korkusu erkekler için de ilk geceyi kâbusa çevirebiliyor, ereksiyon sorunu ya da erken boşalma da ilk ilişkide ortaya çıkabiliyor ve eğer çift bunu kabul edip cinsel terapiye başvurmazsa bu sorunlar yıllarca sürebiliyor.’’ diyor.</p>
<p><strong>Cinsel İlişkiye Girememe (CİG) hastalığı ilk gece ortaya çıkıyor</strong></p>
<p>Özellikle çiftlerde Cinsel İlişkiye Girememe (CİG) hastalığının ilk gece ortaya çıkabildiğini söyleyen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “CİG karşımıza üç şekilde çıkmaktadır. Kadının korkularından dolayı kasılması ve ilişkiye izin vermemesi durumu olan vajinismus, erkeğin psikolojik nedenlere bağlı olarak cinsel ilişkiye girememe durumu olan bağlanma (sertleşme sorunu, ileri derece erken boşalma, cinsel isteksizlik, vb.) ve çiftin cinsel deneyim ve bilgi eksikliğinden dolayı ortaya çıkan balayı sendromu. Üçünün de temelinde aslında cinsellikle ilgili olumsuz duygular, yanlış bilgiler ve beklentiler vardır ve bu sorunlar çiftin hayatını ilk geceden itibaren kâbusa çevirebilir.’’ dedi. Ülkemizde eskiden sağdıçlık kurumumun olduğunu ve sağdıçların evlenmeden önce çiftlere ilk gece ilgili bilgi verdiklerini söyleyen Psk. Bacanak; “Teknoloji açısından gelişmemize rağmen cinsel konularda geriye gidiyoruz. Günümüzde gençlerin cinselliği konuşabilecekleri ve doğru bilgiyi edinebilecekleri kişiler ve kurumlar çok az. Aile ile konuşamıyorlar, okulda konuşamıyorlar, internetten, porno filmlerden ve arkadaşlarından edindikleri bilgiler de genellikle sağlıklı olmuyor. Yeni evlenen çiftler cinsellik hakkında hiçbir bilgileri olmadan ilk geceyi yaşıyorlar ve sorunlar ortaya çıkıyor.’’ diyor.</p>
<p><strong>Çiftlere evlenmeden önce cinsel eğitim verilmeli</strong></p>
<p>Cinsel sorunların önlenmesinde ve çözümünde cinsel bilgi ve eğitim çok önemli olduğunu belirten CİSED Genel Sekreteri Psk. Dnş. Fatma Ayrık; “CİSED olarak evlenmek üzere olan çiftlere evlilik öncesi cinsel danışma ve rehberlik hizmetinin verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü çoğu çift cinsellikle ilgili hiçbir şey bilmeden evleniyor. Kadınlar utandıkları ve konuşacak kimse olmadığı için cinsel açıdan bilgisizken, erkekler de edindikleri yanlış bilgiler ve porno filmler nedeniyle gerçekçi olmayan beklentiler geliştirebiliyorlar. Böyle çift ilk gece zaten farklı düşünce ve beklentilerle yatağa gidiyor. Belediyeler evlenmek üzere kendilerine başvuran çiftlere cinsel danışmanlık hizmeti sağlamalılar, biz de CİSED olarak buna destek vermeye hazırız.’’ dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/dugun-sonrasinda-olusabilecek-cinsel-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatmagül&#8217;ün suçu yok</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/fatmagulun-sucu-yok.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/fatmagulun-sucu-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 13:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[fatmagülün suçu ne dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[fatmagülün suçu ne tecavüz sahnesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=19280</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Fatmagül&#8217;ün suçu yok, cinsel eğitim vermeyenlerin suçu var&#8221; diyor Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği. İşte derneğin tecavüz konusundaki değerlendirmeleri&#8230; Fatmagülün Suçu Ne adlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>&#8220;Fatmagül&#8217;ün suçu yok, cinsel eğitim vermeyenlerin suçu var&#8221; diyor Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği. İşte derneğin tecavüz konusundaki değerlendirmeleri&#8230;</h4>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/fatmagul_mkle.jpg" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Fatmagülün Suçu Ne adlı TV dizisindeki tecavüz sahnesinin izlenme rekoru kırmasına şaşırmadıklarını söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; “Fatmagül’ün Suçu Ne adlı dizide, 4 sarhoş erkeğin tecavüzüne uğrayan genç bir kızı izledik. Tecavüz sahnesinin çocukların izlediği saatlerde yayınlanması çocukların ruhsal gelişimleri için sakıncalı olabilir. Ancak gazetelerin 3. sayfalarda bir sürü tecavüz haberinin yer aldığı ülkemizde; Fatmagülün Suçu Ne adlı TV dizileriyle topluma doğru mesajların verilmesi ve üstü kapatılan cinsellik ve cinsel suçların tartışılması çok önemlidir. Çünkü dizelerde tecavüzün ne olduğu değil, nasıl sunulduğu önemlidir.</p>
<p>Tecavüzün ruhsal ve bedensel yapıda yaptığı travma çok ağırdır ve telafisi imkansız hasarlar verebilir. Cinsel tacize veya tecavüze uğrayan kişilerde; utanma, aşağılanma, korku, inkâr etme, reddetme, içe kapanma, güvensizlik, inançsızlık, umutsuz ve çaresiz hissetme, bunalma, daralma, sıkılma ve kontrolü kaybetme korkusu gibi sıkıntılar görülebilir.</p>
<p>Ayrıca tecavüze uğrayan kadınlarda toplum tarafından kendilerinin de suçları, tecavüz olgusuna katkıları varmış gibi düşünüleceğinden ötürü utanma çok yoğun bir şekilde yaşanıyor. Bu nedenle cinsel tacize veya tecavüze uğrayan bir kişi, en kısa zamanda çevresinde güvendiği kişileri bu durumdan haberdar etmeli, yardım istemeli ve yaşadığı olayı gizlemektense açığa çıkarmalıdır.</p>
<p>Öncelikle kişi toparlanmak için kendisine zaman tanımalı, çekinmemeli, utanmamalı, hayatına sahip çıkmalı ve aile yakınları da yaşanacak duygusal patlamaları doğal kabul etmelidir. Ancak her ne olursa olsun profesyonel bir yardım için de bir uzmana başvurulmalıdır. Çünkü tecavüze uğrayan kadın psikolojik tedavi görse bile, tüm yaşamı boyunca erkeklerle kuracağı cinsel ve diğer ilişkilerde çok zorlanabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Her kesimden kadın tecavüze uğrayabiliyor</strong></p>
<p>Tecavüzün bir suç olduğuna ve hiç kimsenin böyle bir suçun kurbanı olmak istemeyeceğine dikkat çeken CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; “Toplumumuzda, özgür yaşayan, modern giyimli, gece tek başına sokağa çıkan, bara giden kadınların, tecavüze uğrama olasılığının daha yüksek görüleceği gibi çok yanlış bir algı var. Ancak yapılan araştırmalara göre, tecavüze ya da saldırıya uğrayan kadınların yaşları, eğitimleri ve giyim tarzları çeşitlilik gösteriyor. Yani, Fatmagülün Suçu Ne adlı TV dizisinde olduğu gibi her kesimden kadın tecavüze uğrayabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Fatmagül&#8217;ün suçu yok, cinsel eğitim vermeyenlerin suçu var</strong></p>
<p>Tecavüze uğrayan kadınların kimseye güvenmediğini söyleyen CİSED Genel Sekreteri Psk. Dan. Fatma Ayrık; “Fatmagülün suçu yok, cinsel eğitim vermeyenlerin suçu var. Çünkü ülkemizde erkeklerin %70’inde kadınların %80’ninde cinsel sorun yaşanmasına rağmen cinsel eğitim verilememektedir. Cinsel suçlar ayıp, yasak ve günah kisvesi altında hasıraltı edilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle çaresiz ve umutsuz tecavüz mağdurları dışlanacaklarını, aşağılanacaklarını, suçlanacaklarını ve hatta yargılanacaklarını düşünüyorlar. Tecavüzü ortaya çıkartıp, saldırganın cezalandırılmasını istediklerinde kendilerinin daha büyük bir baskıya maruz kalacağından korkuyorlar. İşte bu çelişkilerin bir an önce giderilmeli, cinsel sorunlar ve cinsel suçların var olduğu acilen kabul edilmeli ve başta anaokulundan başlamak üzere cinsel eğitimin verilmesi de dâhil gerekli çalışmalar ivedilikle başlatılmalıdır.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/fatmagulun-sucu-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrılı cinsel ilişkinin nedenleri</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/agrili-cinsel-iliskinin-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/agrili-cinsel-iliskinin-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 11:29:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel problemler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[spontane seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=19276</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel ilişki sırasında ağrı ve sancı yaşıyorsanız bunun sebebi nedir?  Belirtileri nasıldır? Doktora ne zaman gitmeli? Teşhis nasıl konur ve tedavisi nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel ilişki sırasında ağrı ve sancı yaşıyorsanız bunun sebebi nedir?  Belirtileri nasıldır? Doktora ne zaman gitmeli? Teşhis nasıl konur ve tedavisi nasıl yapılır? Hepsinin yanıtları burada..</p>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/saglik-seksi-etki-mkle.jpg" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Her şeyden önce, insanlarda cinsel ilişkinin, üreme amacından daha çok tatmin olmak amacıyla yapılan bir iş olduğunu biliyoruz. Ancak kadınlar açısından cinsel ilişki her zaman zevk vermeyebilir. Hatta bazen acı verdiği bile olur. Cinsel ilişkinin ağrılı olmasını, konuşması zor bir konu olarak düşünebilirsiniz. Cinsel ilişki sırasında ağrı hissediyorsanız, bunun kafanızda yarattığınız bir soruna mı bağlı yoksa yatakta yapılan bir yanlışlığa mı bağlı olduğunu merak edebilirsiniz. Tüm bunların yanıtlarını Dr. Murat Emanetoğlu&#8217;nun web sitesinde bulduk ve hemen sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>Belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Ağrılı cinsel ilişki diyebilmek için cinsel ilişkiden hemen önce, ilişki sırasında veya ilişkiden sonra sizi sıkıntıya sokan cinsel bölgede ağrı olması gereklidir. Bu ağrı her ilişki sırasında ya da ara sıra olabilir. Araştırmalar, kadınların %60 tan fazlasının bunu yaşadığını desteklemektedir. Ağrının yeri ve sıklığı oldukça değişiktir.<br />
Bazı kadınların ağrısı tampon yerleştirirken bile olabilir.Cinsel ilişkiye girdiği bazı erkeklerde ve bazı pozisyonlarda olabilir.Cinsel ilişkiye girdikten sonraki ikinci ilişkide ağrı hissedebilir.İlişkiye başlarken girişte ağrı hissedebilir.İlişki sırasında ileri geri hareketlerde ağrı hissedilebilir.Yanıcı bir ağrı veya ağrının yanında kaşıntı da olabilir.<br />
Neden olur?<br />
Ağrı bölgesine göre nedenler değişecektir. İlişkiye başlarken giriş bölgesinde ağrı hissedilmesinin nedenleri şunlardır;<br />
Yeterince ıslanmama. Genelde ön sevişmenin kısa sürmesi nedeniyle olur. Menopozdan sonra, doğum yaptıktan sonra ve emzirme döneminde östrojen seviyesinin azalması nedeniyle de olur. Ayrıca cinsel isteği azaltan bazı ilaçlar( antidepresanlar, hipertansiyon ilaçları, bazı doğum kontrol hapları, uyuşturucu ilaçlar gibi) da ıslanmayı azaltarak ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilirler.Yaralanma, kaza veya tahrişler. Cinsel bölgede geçirilmiş ameliyatlar, zor doğum yapmak veya doğuştan olan bazı anormallikler nedeniyle ilişki sırasında rahatsızlık, ağrı hissedilebilir.Enfeksiyon veya cilt bozuklukları. Cinsel bölgedeki veya idrar yollarındaki enfeksiyonlar da ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilirler. Ayrıca bu bölgedeki egzema veya diğer cilt sorunları da ağrı yapabilirler.Doğum kontrolu için kullanılan ürünlere karşı gelişen reaksiyon. Prezervatif, sperm öldürücü jel veya köpüklere karşı alerjik reaksiyon gelişebilir. Ayrıca iyi yerleşmemiş diyafram veya rahim ağzı başlıkları da ağrıya neden olabilirler.Vajinismus. Vajina duvarlarındaki kasların istemsiz olarak kasılması olarak adlandırılan vajinismus da penis girişinin çok ağrı yapmasına neden olur.<br />
Belli pozisyonlarda daha çok hissedilen derin ağrının nedenleri ise şunlardır;<br />
Bazı hastalık ve durumlar. Endometriozis, rahim bölgesinde enfeksiyon, rahim sarkması, geriye dönük rahim olması, myom, sistit, bağırsak hastalıkları, basur ve yumurtalık kistleri ağrıya neden olabilirler.Enfeksiyonlar. Yumurtalık kanalı, rahim ve rahim ağzı enfeksiyonları ağrı yaparlar.Geçirilmiş bazı ameliyatlar veya tedaviler. Alt karın bölgesinde geçirilmiş ameliyatlar bazen ağrıya neden olabilirler. Ayrıca kanser nedeniyle yapılan kemoterapi ve radyoterapiler de ağrılı cinsel ilişkiye neden olabilirler.<br />
Duygusal nedenler de ağrılı cinsel ilişkide önemli bir rol oynarlar. Bunları şöyle sıralayabiliriz;<br />
Psikolojik sorunlar. Eğer sıkıntı, depresyon, görüntünüzden memnun olmama ve yakın ilişkiden korkma gibi problemleriniz varsa cinsel ilişki sırasında ağrı hissetmeniz daha kolaylaşır.Stres. Cinsel bölgedeki kaslar, strese karşı oldukça hassastırlar. Bu yüzden stresli durumlarda ağrı hissedilmesi daha fazla olur.Cinsel istismar geçmişin olması. Çoğu kadında böyle bir durum yoktur. Ancak varsa bunun da etkisi olabilir.<br />
Bazen psikolojik faktörlerin ağrılı cinsel ilişkide neden mi yoksa sonuç mu olduğunu söylemek zor olur. Başta hissedilen ağrı, tekrarlanacağından korkulduğu için rahatlaması zor olur ve bu da ağrının artmasına neden olabilir.</p>
<p><strong>Doktora ne zaman gitmeli?</strong></p>
<p>Cinsel ilişki sırasında devamlı ağrı hisseden çoğu kadın asla tıbbi bir yardım almayı düşünmez. Lütfen onlardan biri olmayın. Eğer böyle bir durumunuz varsa doktorunuzla konuşun. Çözülen probleminiz sayesinde cinsel hayatınızın düzelmesi yanında, bedensel ve duygusal açıdan da daha iyi hissedeceksinizdir.</p>
<p><strong>Teşhis nasıl konur?</strong></p>
<p>İlk önce doktorunuzla konuşarak, ona bu konuda bilgi vermeniz gereklidir. Ağrının ne zaman başladığı, nerede ve nasıl olduğu, her cinsel ilişkide veya partnerde olup olmadığı öğrenilecektir. Cinsel hayatınızla ilgili geçmişiniz, geçirdiğiniz ameliyatlar, yaptığınız doğumlar da önemlidir. Lütfen bu soruları cevaplarken utanmayın. Çünkü vereceğiniz cevaplar, ağrınızı gidermek için gereken ipuçlarını sağlayacaktır.</p>
<p>Daha sonra jinekolojik muayene yapılacaktır. Bu sırada cilt hassasiyetine, enfeksiyon varlığına ve yapısal bir bozukluk olup olmadığına bakılır. Muayenenin kendisi de ağrınızın ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Siz de ağrıyan yerinizi daha kolay  gösterebilirsiniz. Eğer dayanamayacak şiddette bir ağrı olursa doktorunuzdan durmasını istersiniz.</p>
<p>Bunun dışında ağrının nedenini tespit etmek için ultrasonografi ve laparoskopi de yapılabilir.</p>
<p><strong>Tedavi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Cinsel ilişkinin ağrılı olması, eskiden beri, daha çok psikolojik olarak düşünüldüğü için tedavide de psikolojik tedavi önerilirdi. Artık bu şekilde düşünülmemekte ve pek çok yaklaşım birden uygulanmaktadır. Tahrişe neden olabilecek duş jeli, doğal ıslatıcı gibi ürünlerden sakınılması gerekir. Cinsel ilişki sırasında değişik pozisyonları deneyebilirsiniz. Sizin üstte olduğunuz pozisyonlarda daha rahat edebilirsiniz. Ayrıca kontrol sizde olunca ağrıdığı anda durmak daha kolay olur. Eşinizle de konuşarak ne zaman durması, ne zaman devam etmesi konusunda yardımcı olun. Ön sevişmeyi uzun tutarak vajianınızın iyice ıslanmasını sağlayın ve siz istedikten sonra cinsel ilişkiye başlayın. Yumuşak masajlar ve uzun öpüşmeler işe yarayabilirler. Yine de yeterince ıslanmıyorsanız doktorunuza kullanabileceğiniz ürünleri sorun. Ayrıca doğum kontrolu için size en uygun yöntemi de danışın.</p>
<p>Ağrı duymanıza neden olacak herhangi bir hastalık tespit edildiyse bunun tedavisi yapılacaktır. Menopozdan sonraki dönemde östrojen azalmasına bağlı yetersiz ıslanma için östrojen içeren vajinal krem veya tabletler verilebilir. Bazen ağrının şiddetine göre ağrı kesiciler verilir. Ağrıyı azaltmak için vajinal gevşeme egzersizlerini öğrenebilirsiniz. Kegel egzersizleri ve diğer egzersizler cinsel ilişki sırasındaki ağrıyı azaltmada yardımcı olacaktır. Eğer uzun süredir devam eden ağrılı cinsel ilişki varsa ilişkiye girmek korkutucu gelebilir. Bu durumda eşinizle beraber bir seks terapistine gitmenizde fayda vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/agrili-cinsel-iliskinin-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrasında cinsel sorunlar</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/dogum-sonrasinda-cinsel-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/dogum-sonrasinda-cinsel-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 09:36:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel yasam]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[doğumdan sonra seks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=15399</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrasında cinsel isteksizlik, estetik kaygılar, genital ağrılar, vajnismus gibi sorunlar yaşanabiliyor. Ama tüm bunların tedavisi mümkün. Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h5>Doğum sonrasında cinsel isteksizlik, estetik kaygılar, genital ağrılar, vajnismus gibi sorunlar yaşanabiliyor. Ama tüm bunların tedavisi mümkün. Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir anlatıyor.</h5>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/cocuk-sonrasi-cinsel-mkl.jpg" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Aileye yeni bir bireyin katılması hamilelik döneminde yaşanan tüm sıkıntıların a  rtık geride kaldığını düşündürür çiftlere. Oysa minik bir bebeğin sorumluluğunun yanı sıra yaşanan hormonal değişiklikler hem erkek hem de kadın için cinsel  yaşamda ciddi sorunlara sebep olabilir…</p>
<p>Dokuz ay heyecanla beklenen minik bebek, birçok çiftin yaşamında bir dönüm noktasını oluşturuyor. Aslında bu durum eşler arasında büyük bir heyecan ve mutluluk yaratsa da madalyonun bir de öbür yüzü var.</p>
<p>Çünkü bebek pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Bebeğin getireceği ek sorumluluklar, hormonal ve bedensel değişimler gibi faktörler eşlerin dünyasını bir anda altüst edebiliyor. Bunun sonucunda da ortaya hiç de iç acıcı olmayan bir tablo çıkıyor: cinsel sorunlar.</p>
<p>Doğum sonrasındaki değişimler en çok kadını etkiliyor demek hiç de yanlış olmaz. Doğum, başta cinsel isteksizlik olmak üzere, disparoni ve vajinismus gibi önemli pek çok soruna yol açabiliyor. Aslında bu durumdan kadınlar kadar olmasa da erkekler de etkileniyor. Onlar da yeni bir düzene alışmaya çalışırken cinsel yaşamlarında sorunlar başlıyor.Cinsel İsteksizlik</p>
<p>Cinsel isteksizlik ve ereksiyon kaybı, doğum sonrasında erkekler arasında en sık görülen cinsel sorunları oluşturuyor. Peki doğum sonrasında gelişen cinsel sorunların altında hangi faktörler yatıyor, tedavi yöntemleri neler? Sorularımızın cevabını Acıbadem Poliklinik Etiler ve Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir verdi. Doğumun ardından geçirilen uykusuz geceler, iki üç saatte bir tekrarlanan emzirme işlemi, bebeğin sık sık hastalanması derken ailenin yaşantısı tam anlamıyla altüst olabliyor. Bununla birlikte o güne dek sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltiyor. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da eşinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açıyor.</p>
<p><strong>Estetik Kaygılar</strong></p>
<p>Doğum sonrasında daha fazla salgılanan ve bebeğin emzirilmesinde büyük rol oynayan &#8220;prolaktin&#8221; hormonu da cinsel isteksizlik ve vajinal kuruluğuna neden oluyor. Kadında doğal olarak bu hormonun aşırı salgılandığı emzirme dönemi boyunca cinsel isteksizlik sorunu baş gösteriyor.</p>
<p>Bebeğin doğumuyla birlikte cinsel partner imajına bir de aile kavramının  eklendiği düşünülürse, özellikle kadınlar annelik rolünü gereğinden fazla kutsallaştırabiliyor ve doğumdan sonra cinselliğe karşı daha mesafeli yaklaşabiliyorlar.</p>
<p>Psikiyatri uzmanı Dr. Özay Özdemir, doğum sonrasında ortaya çıkan cinsel isteksizlik sorunlarında estetik kaygıların son derece önemli rol oynadığına dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: “Estetik kaygılar yüzünden kendini beğenmeyen kadının sevişme sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önlüyor. Bunun yanı sıra eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşıyor&#8221;</p>
<p>Göğüsler ve vajina cinsel yaşamda erkeği en çok heyecanlandıran iki önemli bölge. Doğumla birlikte bu bölgeler artık tahrik unsuru olma özeliğini kaybedebiliyor.</p>
<p>Doğuma kadar sadece cinsel uyarı noktaları olarak algılanan vajina ve göğüsler aniden bebeğin doğumunu ve beslenmesini sağlayan bölgelere dönüştüğü için bunun sonucunda erkek eşinden uzaklaşabiliyor.</p>
<p>Ayrıca bebeğin doğumu, kadın ya da erkeğin o zamana dek bastırdıkları ruhsal çatışmalarını tetikleyebiliyor ve bu sorunlar cinsel isteksizliğe neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Disparoni</strong></p>
<p>Disparoni, kadında cinsel ilişkiye yineleyici biçimde ya da sürekli olarak genital ağrının eşlik etmesi şeklinde nitelendiriliyor. Bu sorundan yakınan kadınlar, acının verdiği korkuyla ilişki kurmaktan kaçınıyor.</p>
<p>Hatta ağrının çok şiddetli oluşması, vajinismusa bile yol açabiliyor. Doğum sonrasında gelişen disparoninin en önemli nedeni ise, doğum sonrası kadının sağlığına tam kavuşmadan cinsel ilişkiye girilmesi. Bunun yanı sıra bir diğer neden cinsel isteksizlik sorunu yaşayan kadınlar ilişki sırasında uyarılma sorunu yaşadıkları için vajinal bölgelerinde yeterli ıslanma oluşmuyor. Vajinadaki kuruluk da disparoniye, yani ağrılı cinsel birleşmeye  yol açıyor. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik daha da şiddetleniyor ve böylece bir kısır döngü oluşuyor.</p>
<p><strong>Vajinismus</strong></p>
<p>Vajinusmus ise vajinal kasların, penisin içeri girmesine engel olacak kadar sıkı şekilde kasılması olarak nitelendiriliyor. Örneğin cinsel ilişkide yeniden ağrı hissedeceği kaygısına kapılan kadın bir kaçınma davranışı olarak kendini istem dışı kasabiliyor. Bir başka neden de kadının ruhsal dünyasında yaşanan çatışmaların canlanması ile ortaya çıkan endişe, korku, kygı duyguları. oluşturuyor.</p>
<p>Nasıl Tedavi Ediliyor?</p>
<p>Cinsel sorunların tedavisi, altta yatan nedene göre değişiyor. Kimi zaman kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile psikiyatristin birlikte çalışması yarar sağlıyor.</p>
<p>Erkekte bir sorun varsa, devreye ürolog da girebiliyor. Önce kadın ve erkeğin iç dünyasında ne tür sorunlar yaşadığı belirleniyor.</p>
<p><strong>Psikoterapi Veriliyor</strong></p>
<p>Cinsel soruna yol açan faktörler tespit edildikten sonra çifte cinsel terapi uygulanabiliyor, nefes ve gevşeme egzersizleriyle bazı cinsel egzersizler veriliyor. Genellikle 6-12 hafta sonrasında tedaviden başarılı sonuçlar alınabiliyor. Bunların yanı sıra, kadın ya da erkeğin iç dünyasında bastırılmış olan ruhsal çatışmalar   ön planda ise tıbbi tedaviyle birlikte yoğun bireysel psikoterapi öneriliyor.</p>
<p><strong>Erkek Dünyası</strong></p>
<p>Peki doğum sonrasında erkeklerin dünyasında neler oluyor? Erkekler cinsel isteksizlik dışında başka hangi tür sorunlarla karşılaşıyor?<br />
Erkeklerde de cinsel isteksizlik başta olmak üzere uyarılmayla ilgili sorunlar (sertleşme bozukluğu, erken ya da geç boşalma) ortaya çıkıyor. Nadiren de görülse cinsel ilişki sırasında peniste ağrı oluşabiliyor. Erkeklerde ortaya çıkan cinsel sorunların kaynağında da yeni hayata uyum sağlamak, kadının bedenindeki değişimler, cinsel bölgelerin imajının değişmesi gibi faktörler rol oynuyor. Ancak doğum sonrasında ortaya çıkan cinsel sorunlar erkeklerde kadınlara oranla çok daha nadir görülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/dogum-sonrasinda-cinsel-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çiftler arasında cinsel çekicilik neden azalır?</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/ciftler-arasinda-cinsel-cekicilik-neden-azalir.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/ciftler-arasinda-cinsel-cekicilik-neden-azalir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 09:33:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[seks hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=15398</guid>
		<description><![CDATA[Aşık olduğumuzda mutluluk hormonları dopamin ve seratonin salımı artıyor. Bunlar, kadın ve erkekte cinsel arzuyu artıran hormon olan testosteronu tetikliyor. Zamanla birbirine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h5>Aşık olduğumuzda mutluluk hormonları dopamin ve seratonin salımı artıyor. Bunlar, kadın ve erkekte cinsel arzuyu artıran hormon olan testosteronu tetikliyor. Zamanla birbirine alışan çiftlerin hormonlarında düşüş yaşanabiliyor</h5>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/iliski-test-samimi-mkle.gif" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Cinsel sağlık, genel sağlığınızın önemli parçası. Cinsel sorun yaşayan kişilerde hayat kalitesinin düştüğü biliniyor. Avrupa Cinsel Tıp Akademisi Üyesi ve Hattat Hastanesi Kadın Cinsel Sağlığı Kliniği Direktörü Dr. Ece Hattat ile Aile Sağlığı Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, Milliyet Gazetesi&#8217;nden AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN&#8217;nın sorularını yanıtladı&#8230;</p>
<p><strong>Eşe ilgi kaybı cinsel isteksizliğe neden olur mu?</strong></p>
<p>Kadın cinselliğinde en önemli faktörler yakınlık ve şefkat hisleridir. Yaptığımız çalışmalarda kendi kararıyla veya görücü usulüyle bile olsa kararı sorularak evlenen kadınlarda, cinsel isteksizlik diğer gruplara göre daha az.</p>
<p><strong>Evliliklerde seks nasıl azalıyor? </strong></p>
<p>Evlilikte seksin sıklığı çoğu kez yavaş yavaş azalıyor. Aşinalık hissinin seksi daha az çekici hale getirdiği bir gerçek. Aşık olduğumuzda beynimizde, mutluluk hormonları olarak bilinen dopamin ve seratonin artıyor. Bunlar, kadın ve erkekte cinsel arzuyu artıran hormon olan testosteronu tetikliyor. İlişkinin ilk zamanlarındaki yoğun seksi bu şekilde açıklaya- biliyoruz. Sekssiz bir evlilikte sorun doğrudan cinsellikle ilgili olabilir. Ama çoğu kez iletişim bozukluğu, birbirlerine duyulan öfke gibi pek çok neden uzaklaşmalara yol açıyor. Erkek, karı-koca ilişkisiyle cinselliği birbirinden daha net sınırlarla ayırıyor. Evlilikte sorunlar olsa bile seksin aksamaması gerektiğini düşünüyor. Ama kadınların seks yapabilmesi için uyumun olması lazım. Sabahtan akşama kadar eleştirilen bir kadından akşam hiçbir şey olmamış gibi seks yapmasını bekleyemezsiniz.</p>
<p><strong>Cinsel isteksizlik ilk önce kadında mı başlıyor?</strong></p>
<p>Erkeklerin daha fazla sekse ilgili oldukları tezi son yıllarda değişiyor. Seks erkekliğin en önemli sembolü olduğundan onlar için isteksizlik özgüvenlerini tamamen yok eden bir durum. İçe kapanık, sosyal fobisi olan erkeklerde cinsel çekingenlik ve kaçma belirtileri görülebiliyor. Erkekte kolestrol yüksekliği, şeker gibi hastalıklar nedeniyle sertleşme sorunu olabileceği gibi, testesteron seviyesinin düşmesi nedeniyle de cinsel isteksizlik görülebiliyor. Bu durumda ekibimize başvurduğunda altta yatan organik ve psikolojik nedenler araştırılıyor önce. Eşiyle aralarında psikolojik ya da fizyolojik uyum olup olmadığına bakılıyor. Erkekte sertleşme ya da erken boşalma sorunu olması, kadın orgazm yaşayamadığından, sevişme eylemi, zamanla kadın için anlamsızlaşıyor.</p>
<p><strong>Cinsellik azaldığında evliliği bitirmek mi gerekir?</strong></p>
<p>Hayır. Cinsel ilginin değişiklik gösterebileceği, aynı insanda bile farklı zamanlarda değişik düzeylerde olabileceği unutulmamalı. Her evlilikte belli sürelerde sevişme sıklıkları azalabilir. Önemli olan bu sürenin ne kadar uzun sürdüğü. Evlilikte iki aydan uzun bir süre sekssiz geçiyorsa, mutlaka doktora başvurmak gerekir.</p>
<p><strong>Heyecanı kaybetmemek için neler yapmalı?</strong></p>
<p>Mutlu çiftler “Benim sorunum”, “Senin sorunun” değil “Bizim sorunumuz” diyebilendir. Seksten konuşabilen, fantezilerini paylaşabilen, birlikte seks filmi seyredebilen çiftlerde cinsellik kolay ölmüyor.</p>
<p><strong>İsteği neler artırır?</strong></p>
<p>Cinsel isteksizlik yaratacak tüm risk faktörlerinin en aza indirilmesi cinsel isteği artırır. Doğru beslenme, aktivite seviyesi, stresten uzak yaşam tarzı sigara &#8211; alkol alışkanlıklarının düzenlenmesi hormonal dengeyi, damar ve sinir yapılarını etkileyerek cinsel fonksiyonları olumlu etkiler. Bunun yanında kullanılan ilaçlar ve altta yatan hastalıkların da gözden geçirilmesi gerekir. Kadında duygu ve düşünceler çok önemlidir. Yanlış bilgiler, cinsel tabular isteği azaltabilir. Bu nedenle doğru ve bilimsel cinsel bilgiye sahip olmak çok önemlidir. Kadınların cinselliğini doğru anlaması, nelerden hoşlandığını, nelerden zevk almadığını tartması önemlidir.</p>
<p><strong>Cinsel zeka evliliği kurtarır</strong><br />
Partnerlerin birbirlerinin cinselliğini anlayabilmeleri gerekir. Buna ‘cinsel zeka’ denir. Çiftlerin iletişimi cinsel sağlık için vazgeçilmez unsurdur.Erkek, kadın cinselliği konusunda bilgilendirilmemişse, cinselliği kadını düşünmeden yaşıyorsa, bir süre sonra cinsellik, kadın için sadece evliliği sürdürmek adına devam eden bir eylem haline geliyor. Her iki bireyde de organik sorun olmadığı halde seks olmadan evlilik sürüyorsa, bu durumda ortada kişisel ya da cinsel uyum sorunu olduğu düşünülmeli ve destek alınmalı.’İyi’ cinsel hayatın bir seçim olduğu ve evliliğin aşamaları süresince yakınlığın devamı için çaba gösterilmesi gerektiği unutulmamalı. Cinselliği her iki taraf için de zevk haline dönüştürecek keşifler yapmayı ihmal etmeyin.<br />
<strong>Cinsellik hayata tutunmanın yoludur</strong><br />
Bu sorunlardan utanmayın, yalnız değilsiniz.Önemli sağlık sorunu olduğuna inanın.Tedavisi vardır, mutlaka uzman bir hekime başvurun.İleri yaşlarda bile kaliteli cinsellik yaşayabilirsiniz. İlerleyen yaşınızla birlikte cinselliğinizde değişimler fark edebilirsiniz ancak bunlar cinselliğinizin bittiği anlamına gelmez.Sağlık sorunları, psikolojik ve sosyal etkileşimler, hayat tarzı cinselliği etkiler.Cinsellik sadece fiziksel hareketler değil, sevgi, paylaşma ve güvendir.Cinsellik, kendinize güven kazanmanın ve hayata tutunmanın bir yoludur.</p>
<p>AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN / Milliyet</p>
<p><span id="more-15398"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/ciftler-arasinda-cinsel-cekicilik-neden-azalir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seks öncesi oyunlar</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/seks-oncesi-oyunlar.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/seks-oncesi-oyunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 17:16:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cilve]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hayat]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel yasam]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[devamı... orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik ve seks]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın erkek ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ön sevişme]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[seks öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[seks oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[seks ve evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[seks ve güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[seks ve kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[sekse ikna etme]]></category>
		<category><![CDATA[seksi]]></category>
		<category><![CDATA[seksi güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[seksin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[seksin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[sevişme öncesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=13269</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklerin en çok etkilendiği sevişme öncesi &#8216;cilve&#8217;lerini biliyor muydunuz? Yapılan bir araştırmada kadınların 13 dakika, erkeklerin ise 18 dakikalık ön sevişmeleri ideal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Erkeklerin en çok etkilendiği sevişme öncesi &#8216;cilve&#8217;lerini biliyor muydunuz?</h4>
<p><img src="http://www.modatakibi.net/resim/cinsellik-seks-gunlugu-mkle.jpg" border="0" alt="" width="610" height="345" /></p>
<p>Yapılan bir araştırmada kadınların 13 dakika, erkeklerin ise 18 dakikalık ön sevişmeleri ideal buldukları ortaya çıkmış. Yaşadığınız seksi daha ateşli hale dönüştüren ön sevişmeler için sizlere birkaç ‘yaramaz’ önerimiz var! İşte erkeklerin en çok etkilendiği ön sevişme cilveleri…</p>
<p><strong>Yavaş yavaş soyunun</strong><br />
Giysilerinizi çıkartırken hep yavaş hareketlerle bunu yapmanız onu çıldırtacaktır. İç çamaşırlarınızı kıyafetleriniz üzerinizdeyken çıkarın, ardından gömleğinizin düğmelerini çok yavaş hamlelerle birer birer açın. En son olarak da siyah külotlu çorabınızı bacaklarınızın tamamına dokunarak yavaş yavaş çıkarın. Onun ise tüm bu süreci ‘sadece’ izlemesine izin verin.</p>
<p><strong>Dansa kaldırın</strong><br />
Onun sevdiği bir parçayı açın. Bu çok romantik bir şarkı olmak zorunda değil; çok eğlenceli ve hareketli bir müzik de olabilir. Müziği açabildiğiniz kadar yüksek bir seste açın ve onu elinden tutup dansa kaldırın. Hatta dans esnasında yavaş yavaş birbirinizi soymaya başlayın. Bu dans bir sonraki adım için partnerinizin sabırsızlanmasına neden olacaktır.</p>
<p><strong>Alışverişi beraber yapın</strong><br />
Ona durup dururken iç çamaşırı almak istediğinizi ve o ne isterse onu alıp bu akşam giyeceğinizi söyleyin. Hatta mağazada onun seçtiği iç çamaşırlarını denerken ona da kabinden gösterip fikrini sorun. Gittiğiniz mağaza bir de Agent Provocateur olursa gerisini artık siz düşünün.</p>
<p><strong>Masa altından dokunan ayaklar</strong><br />
Bu birçok filme konu olmuş, birçok fantezinin başlangıcı olmuş bir oyundur. Başbaşa veya kalabalık bir arkadaş grubuyla gittiğiniz bir akşam yemeğinde masanın altından ayaklarınızla onun ayaklarına yapacağınız küçük dokunuşlarla onu çılgına çevirebilirsiniz. Bunu bir yandan arkadaşlarınızla konuşurken veya hiçbirşey yokmuş gibi yemeğinizi yerken yapmanız çok daha etkileyici olacaktır!</p>
<p><strong>Beraber duş alın</strong><br />
O duşa girdiğinde çıkıp bornozunu giyip yanınıza gelmesi beklemeyin. O tam duşa girdiğinde banyonun kapısını açın ve ona hiçbirşey sormadan siz de onun yanına, suyun altına girin. Birlikte alacağınız bir duş veya yapacağınız küvet dolusu keyifli bir banyo şehvetli bir gecenin sinyalidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/seks-oncesi-oyunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kusursuz bir seks hayatı için&#8230;</title>
		<link>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/kusursuz-bir-seks-hayati-icin.html</link>
		<comments>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/kusursuz-bir-seks-hayati-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 May 2010 10:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mine</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel yasam]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[parfüm]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[seks hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[seksin kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[siyah dantel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.modatakibi.net/?p=13270</guid>
		<description><![CDATA[Seks hayatınızı canlı ve renkli tutmak için yapabilecekleriniz&#8230; Kusursuz bir seks hayatına sahip olmanın yolları: Çalışmalara erken başlayın Seks yatağa girdiğinizde başlamaz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Seks hayatınızı canlı ve renkli tutmak için yapabilecekleriniz&#8230;</h4>
<p><a class="lightbox" title="cinsellik-kusursuz" href="http://www.modatakibi.net/wp-content/uploads/2010/05/cinsellik-kusursuz.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-13950" title="cinsellik-kusursuz" src="http://www.modatakibi.net/wp-content/uploads/2010/05/cinsellik-kusursuz.jpeg" alt="" width="610" height="345" /></a></p>
<p>Kusursuz bir seks hayatına sahip olmanın yolları:</p>
<p><strong>Çalışmalara erken başlayın</strong><br />
Seks yatağa girdiğinizde başlamaz, bunu unutmayın. Bu yüzden sabah uyandığınızda dudağına bir öpücük kondurmanız, işteyken ona kışkırtıcı bir mesaj atmanız ve başbaşa yiyeceğiniz şık bir akşam yemeği ortamı iyice hazırlayacak ve yatağa girdiğinizde tüm günün verdiği sabırsızlıkla daha şehvetli bir gece geçireceksiniz.</p>
<p><strong>Spontane olun</strong><br />
‘Her Salı akşamı saat 11’da yatakta buluşalım’ gibi kural koymak seks konusuna tamamen aykırıdır. Rutine bağlanan bir seks hayatı hem heyecanın yitirilmesine, hem de yavaş yavaş yok olmaya mahkumdur. Planlanmadan ve beklenmedik anlarda yaşanacak şehvet dolu bir seks ise tutkuyu ayakta tutacak ve partnerinizi heyecanlandıracaktır.</p>
<p><strong>Her zaman güzel görünün</strong><br />
Güzel derken bakımlı ve özenli olmaktan bahsediyoruz. Bakımlı olmak sadece seks için değil, kendinizi iyi hissetmeniz için de önemli elbet. Ama içinize giyeceğiniz özensiz bir iç çamaşırı yerine siyah dantelli seksi bir çamaşır, sizin de kendiniz seksi hissetmenizi, dolayısıyla ona da seksi gözükmenizi sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Koku deyip geçmeyin</strong><br />
Süreceğiniz parfüm gerçekten de çok önemlidir. Güzel bir koku taşıdığınızda partneriniz size daha da yaklaşmak isteyecek, o yaklaştıkça da kimyasal reaksiyonlar devreye girecektir. Çünkü parfümlerin içeriğinde bulunan bazı esanslar hormonları harekete geçirmeye çok elverişlidir.</p>
<p><strong>Dokunmaya özen gösterin</strong><br />
Dokunmak, yani teninizin onun tenine teması duruma göre farklı boyutlarda tahrik edici olabilir. Ama bu dokunuşu sürekli ve niyeti belli edercesine yaparsanız tamamen ters de tepebilir. Koltukta beraber televizyon izlerken omzuna hafifçe dokunmanız veya size bir şey anlatırken hiç beklemediği bir anda eline veya yanağına dokunmanız onu etkileyecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.modatakibi.net/ask-ve-iliskiler/cinsellik-ask-ve-iliskiler/kusursuz-bir-seks-hayati-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

